"Zorba" balesinin Rus asıllı Amerikalı koreografı Lorca Massine: Ben kendimi artık Türk gibi hissediyorum

"Zorba" balesinin Rus asıllı Amerikalı koreografı Lorca Massine: Ben kendimi artık Türk gibi hissediyorum
Dünyanın en popüler eserlerinden "Zorba" balesinin librettisti, Rus asıllı Amerikalı koreograf Lorca Massine, Türkiye'yi çok sevdiğini belirterek, "Ben kendimi artık Türk gibi hissediyorum." dedi.
Ankara

Dünyaca ünlü Rus dansçı koreograf Leonide Massine'in oğlu 80 yaşındaki koreograf Lorca Massine, Ankara Devlet Opera ve Balesinin Zorba balesini 5 yılın ardından yeniden sahneye koyması dolayısıyla davetli olarak Ankara'ya geldi.

Massine, yarın prömiyeri yapılacak eserin genel provaları sonrasında, Nikos Kazancakis'in 1946'da yayımlanan dünyaca ünlü eseri Zorba'ya ve sanat hayatına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Lorca Massine, Türkiye'ye Zorba balesi dolayısıyla üç kez geldiğini, Devlet Opera ve Balesi ile üçüncü işbirliğinin olduğunu söyledi.

Massine, "Türkiye'yi çok seviyorum. Nedenini bilmiyorum ama Türkiye ruhuma hitap ediyor. Hem sıcakkanlılıkları hem misafirperverlikleriyle her şeyi ile Türk halkını çok seviyorum. Bu ender bir his. Dünyada iletişim sıkıntı ve kopukluk yaşıyor ama Türkiye'de bunu göremezsiniz, insanları çok samimi. Ben kendimi artık Türk gibi hissediyorum." ifadesini kullandı.

Zorba balesinin çok sevilme nedeninin net olduğunu, eserin karakteri Alexis Zorba'nın düşüncelerini ve felsefesini pek çok insanın düşündüğünü, yaşadığını belirten Massine, "Zorba karakteri bir kahraman ve zafere ulaşmaya çalışıyor. Herkes hayatında bir zafer heyecanı ile yaşıyor. Zorba aslında eski Yunan felsefesine dayanıyor, ondan besleniyor. Anglosakson kültürü daha pragmatist, onlara farklı gelir bu eser, ilgilerini çekiyor. Bugün bu kadar sevilmesinin bir nedeni de Zorba karakterindeki derinliğin herkesin ilgisini çekmesidir. O yüzden de bu kadar çok sahneleniyor." diye konuştu.

"10 kere librettoyu yazıp yırttım"

Massine, eserin dünyaca ünlü bestecisi Mikis Theodorakis ile tanıştığında 14 yaşında olduğunu, herkes gibi Zorba romanını okuduğunu, Zorba'nın felsefi yönünü incelediğini anlattı.

Theodorakis ile Zorba üzerine çalışmadan önce başka eserler üzerine de çalışmalar yaptıklarını ve yakın arkadaş olduklarını dile getiren Massine, şöyle devam etti:

"Yaklaşık 40 yaşında bu esere çalışmaya başladım. Zorba balesi ilk kez 1988'de sahnelendi. Romanı librettoya çevirmek için uğraştım, uzun bir çalışma oldu. Bale ve koreografi farklı, libretto farklı, roman farklı. Bunları iyi dengelemek lazım. Kendimi olgun hissettiğimde başladım. 10 kere librettoyu yazıp yırttım. Herkesin okuduğu ve bildiği bir roman söz konusu hem de sinema filmi yapılmış. Esere çalışırken çok tereddütler yaşadım ama tamamladım ve halen sahneleniyor. Besteci Theodorakis'e gittim ve 'Ben hazırım artık müziklerle birleşebilir' dedim. O da bana 'Benim sadece iki notam var' dedi. Dünyaya yayılan Sirtaki şarkısıydı o da. Theodorakis'in arşivinden çalışmalar yaptım, cezaevinde yazdığı ve kendisinin bile unuttuğu eserleri değerlendirmesini istedim, böylelikle yeni eserler ortaya çıktı."

"Hiçbir zaman motivasyonumu düşürmüyorum"

Lorca Massine, ana fikri "hayat" olan ve "yaşama" dayanan eserde, hayatın zorluklarının nasıl aşılıp zaferle kutlanacağının anlatıldığını belirterek, yazar Kazancakis'in de dansın yaşamın bir parçası olduğunu Zorba ile aktardığını dile getirdi.

Massine, 80 yaşında olmasına rağmen dinçliğinin çok sıkı bir disiplin içinde yaşamasından kaynaklandığını, dans ve sanat için bambaşka bir düzen gerektiğini vurgulayarak, "Hiçbir zaman motivasyonumu düşürmüyorum. Kendime karşı savaş yaşıyorum ara ara. Her insan gibi zayıf noktalarım var ama onlarla savaşmayı başarıyorum." sözlerini sarf etti.

"Türk halkının geninde sanat var ve var olanı sahneye taşıyorlar"

Babası Leonide Massine'in koreografisini yaptığı eserlerin, dünyanın önemli sahnelerinde modern bir koreografiyi seyirciye sunduğunu kaydeden Lorca Massine, Türkiye'de balenin geldiği aşamaya yönelik de düşüncelerini şöyle anlattı:

"Bu zamana kadar 50 eserin koreografisini yaptım ve sahneledim. Dünyaca ünlü eserler bunlar. 1988'de Zorba'yı Arena di Verona'da ilk kez sahneledik. Bale, hareket sanatıdır. Baleyi her zaman geliştirmek önemlidir. Bale sanatçıları 'daha iyi nasıl olabilirim' diye hep ileriye bakarlar. Türk halkının geninde sanat var ve var olanı sahneye taşıyor. Tanrı, Türkiye, Yunanistan ve İtalya'ya, deniz ve güneş bahşetti. Biz, Almanlara, İngilizlere benzemiyoruz. Farklı bir halkız. Başka bir kültür ve duygu var bizde. Türk balesine başarılar diliyoruz. Daha da gelişeceğini umuyorum. Gelecekte bir Türk eseri, müziği ile Türkiye'de çalışma dileğiyle, Zorba prömiyerinde sanatçılarımıza başarılar diliyorum."

Türkiye'de ilk kez 2010'da sahnelendi

Türkiye'de ilk kez 2010'da Ankara Devlet Opera ve Balesince sahnelenen Zorba, yarın yeniden seyirci ile buluşacak.

Sunay Muratov ve Deniz Oliveria Erdinç'in dönüşümlü olarak orkestrayı yöneteceği konserde, yine dönüşümlü olarak İbrahim Eren Keleş, İlhan Durgut ve Umut Can Arzuman "Zorba"yı, Ervin Zagudillin, İlhan Durgut, Umut Can Arzuman "John"u, Özge Soykan, Sultan Erol, Serapsu Gürman, Nilay Tahiroğlu "Marina"yı canlandıracak.

Kaynak:AA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.