Son Dakika :

"Sosyal Medya'nın Toplum Üzerindeki Etkileri"

Cuma, 03 Mayıs 2013 18:40 İbrahim Halil Sipahi
Yazdır PDF



“Sosyal medya; Web 2.0'ın kullanıcıhizmetine sunulmasıyla birlikte, tek yönlü bilgi paylaşımından, çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan medya sistemidir. Zaman ve mekân sınırlaması olmadan (mobil tabanlı), paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir insanî iletişimşeklidir. Sosyal medya platformlarında insanlarla buluşur ve iletişimde bulunursunuz. İnsanlara yardım eder, yardım alır, sorularına cevap verir ve kendi sorularınızı sorarsınız. Bu bakımdan sosyal medya resmi olmayan eğitim yollarından da bir tanesidir. Teknoloji, telekomünikasyon, sosyal iletişimin kelimeler, görseller, ses dosyaları yolu ile sağlandığı bir yapıya sahiptir. İnsanlar hikâyelerini ve tecrübelerini bu bağlamda paylaştığı bir çerçeveye de sahiptir.”(1)

“Sosyal medya aynı zamanda "Kullanıcıların Ürettiği İçerik" ve "Müşterilerin Ürettiği Medya" kavramlarını da ortaya çıkarmış, bu yapısıyla da ticari plandaki anlamını kazanmıştır.

Ama Andreas Kaplan ve Michael Haenlein’in 2010’daki tespitine göre Sosyal Medya; “Web 2.0 üzerinde ideolojik ve teknolojik içeriklerin, yapılanmaların kullanıcı merkezli bir şekilde üretilmesine ve geliştirilmesine izin veren internet tabanlı uygulamaların bütününe” denilmekte.”(1)

Sosyal medya’nın geleneksel medyadan farkları, gazete, televizyon ve video gibi geleneksel medyayı bir bütün halinde kapsaması ve sunmasıdır. Genellikle geleneksel medya enformasyonun yayınlanması için belirli kaynaklara ihtiyaç duyarken, bilgiyi yayınlamak veya erişmek için sosyal medya göreceli olarak masrafsızdır ve erişim araçları erişim, erişilebilirlik, kullanılırlık, yenilik ve kalıcılık özellikleri ile tüm bireylere açıktır. Bir matbaa yatırımıveya TV yayını yapmak için zorunlu olan lisansa ihtiyaç duyulmaz. İşte tüm bu özellikleri ile son yıllarda 7 den 70’e toplumumuzda bir sosyal medya bağımlılığı oluşmuştur.

Sosyal medya’nın topluma etkileri ise; Sosyal medyadan sonra insan hayatında birçokşey değişmeye başladı. Sosyal medyada var olan teknolojik gelişmeler, bilgiye kolay ulaşım ve içerik zenginliği ile kullanıcı tarafından oluşturulan üretkenlik ve yenilikçilik önem kazanmaya başladı ilgi ve katılımı doğurdu. Medya'nın içeriğini üreten ve medyayı izleyen arasındaki ayrımı ortadan kaldırdı. Bu oluşuma bağlı olarak değişim hızı attı. İnsanlar için inovatif olmak ve yeniliklerde başı çekmek önem kazandı. Fikir üretimleri düşünceler ve bunların paylaşımı kolaylaştı.

Bilişim ve teknolojik gelişmelerin hızla seyrettiği çağımızda, ebeveynlerle çocukları arasındaki iletişim yönü de değişti. Ebeveynler bu günkü teknolojikşartlara doğan çocuklarının öğrenme hızlarına yetişemedikleri için bazı şeyleri çocuklarından öğrenir hale geldiler. Bu vesile ile sosyal medyaya daha yatkın hale gelen ebeveynler, çocuklarıyla sanal ortamı paylaşmaya başladılar ve çocuklarının arkadaş çevrelerini de bu yolla daha yakından tanıma olanağına kavuştular.

Sosyal medya kullanımında içerik ekleyen her birey eşit olduğundan demokrasi fikrinin insanların kafasına yerleşebilmesi için uygun ortam sağlanmaktadır. Bu sayede sosyal medya platformlarının kullanıcıları özgürce fikirlerini aktarabilme imkânı bulmaktadır. Bu durum, kişilerin internette öne sürdükleri düşüncelere, paylaşımlara, tanıdıkları olsun olmasın, diğer kişilerin yaptıkları yorumlar ve geribildirimlerle bir sosyal etkileşim ortamı ve giderek sanal cemiyetler oluşturmaktadır.

Eğitimsel bir amaçla kullanılan sosyal paylaşım siteleri öğrenci-öğrenci ve öğretmen-öğrenci arasında iletişim kurmayı ve düzenli olarak iletişimde kalmayısağlamaktadır. Ortak amaçlara yönelik olarak bu tür sitelerde oluşturulan gruplar sayesinde ortak ihtiyaçlara yönelik paylaşımlar yapma olanağı bulunmaktadır. Sosyal medyanın gelişmesiyle, eğitim alanında yenilikler yapılması zorunlu hale geldi. Artık okullarda araştırma ödevlerinin internet üzerinde yapılması ile kütüphane ve ansiklopedi kavramı adeta tarihe karıştı. Böyle bir araştırmacılığın ne kadar yararlı olacağı da ayrıca bir tartışma konusudur.

Yapılan bir araştırmaya göre, “Üniversite öğrencilerinin, sosyal paylaşım sitelerinde kendilerini daha rahat ifade ettikleri, sosyal paylaşım sitelerinin çoğunun olaylara bakış açılarınıdeğiştirdiği, kişilik gelişimlerine, özgüven ve iletişim becerilere katkısağladığı, streslerini azalttığı, sosyal çevrelerinin genişlemesini sağladığı,çevirim-içi destek almaya yardımcı olduğu, içinde bulundukları durumu en iyi ifade eden iletişim araçları olduğu, istenilen vakitte istenilen bilgiye ulaşıldığı, merak duygularını arttırdığı, kısa sürede daha çok bilgi paylaştıkları, iletişim, sosyalleşme, haberleşme, paylaşım, kendini ifade ve psikolojik rahatlama açısından olumlu etkilerinin olduğu sonuçlarına varılmıştır.”(2)

Facebook, Dünyada 750 milyonu aşkın kişi Facebook üyesi. Türkiye’de ise 31 milyonun üzerinde Facebook üyesi olduğu ifade edilmekte. Facebook açıldığı dönemde okul arkadaşlar, çocukluk arkadaşları, farklı şehirlerde yaşayan iletişimin kopuk olduğu akraba, hısım ve arkadaşları bulmak onlarla iletişime geçmek bilgi fikir ve düşünceleri paylaşmak amacı ile en çok kullanılırken, geliştirilen uygulamalar sayesinde oyun oynamak, fotoğraf paylaşmak, sohbet etmek, amacıyla kullanılmaya başlanmıştır.

Twitter ise, Twitter etkili bir şekilde güncel olaylardan haberdar olmak, kendi düşüncelerini paylaşmak, bir kişiyi takip etmek, başkalarıyla tartışma ortamı bulmak ya da işbirliği sağlamak için kullanılan bir sosyal paylaşım ağıdır. Twitter’ı erkeklerin çoğunluğu en son haberlere bakmak, kadınların büyük bir kısmı ise durum güncellemesi paylaşmak için kullandığı bilinmektedir.

Şimdiye kadar sosyal medyanın içeriği kullanımı ve faydalarını anlatmaya çalıştık. Bir de madalyonun diğer yüzü var ki, kullanım niyetinin hayır yerine şer yönüne dönmesidir.

“Sosyal paylaşım ağlarının psikolojik etkileri üzerine yapılan araştırmalar da, Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım siteleri gençleri ‘kimlik krizi’ne soktuğu. Bu paylaşım ağlarında fotoğraflarını paylaşan ya da bir görüşünü yazan kullanıcıların “Bakın ben buradayım” diyerek devamlı insanların dikkatini çekmek istedikleri. Facebook kullanan çocukların iletişim zorluğu yaşadıkları. Bu çocukların genel özelliklerinin aşırı derecede bencil, kendini beğenmiş, aşırısabırsız ve agresif olduğu. Facebook’a çok fazla güncelleme yapanların narsist eğilimde olduğu. Kızların çekici fotoğraf koymaya yoğunlaştıklarını, erkeklerin ise, (hakkımda) kısmında kendilerini methetmeye yoğunlaştıkları gözlenmiş. Ders çalışırken bir yandan da ara ara Facebook sayfasını kontrol eden öğrencilerin oldukça başarısız olduğunu tespit etmiştir.”(3)

Yapılan araştırmalar da Facebook kullanıcıların büyük çoğunluğunun gerçek yaşlarını gizlediği yaşlarını büyük yada küçük gösterdikleri, bir çok erkek kullanıcının cinsiyetini kadın olarak gösterdiği, bir çok kişinin eğitim ve kariyer durumlarını yüksek gösterdiği, yaşadıklarıyeri farklı gösterdikleri gözlenmiştir.

Sosyal medyayı kullanarak sanal ilişkilerin kurulması, sapkın düşünce ve amaçlar uğruna kullanılması, sanal alem de tanışmak sureti ile kurulan sağlıksız arkadaşlıklar ve evlilikler, dolandırıcılık, işlenilen suçun paylaşımı, görüntülü iletişim yolu ile uygunsuz çekimlerin yapılarak paylaşımı ve tehdit olarak kullanımı. Eşlerin sosyal paylaşım sitelerinde tanıştığı kişiler ile sanal veya fiziki aldatılması.

Ayrıca kıskançlık yüzünden işlenen cinayetler var, “Eşinin lise arkadaşları ile sosyal paylaşım sitesinde grup oluşturması sonrasında kıskançlık krizine giren koca, 16 yıllık eşini uyurken öldürmesi.”,“İşten ayrıldığı için sinirli bir şekilde eve gelen adam, eşinin Facebook’ta hesap açtığını öğrenince eşiyle bu yüzden tartışan kızgın kocanın silahla eşini öldürmesi.” “Adam genç karısının Facebook’ta "ilişkisi yok, arkadaşarıyor" mesajını görünce aralarında çıkan tartışma sonucu eşini öldürmesi.”Gibi daha birçok olumsuz örnek birbirini takip eden gerçekler.
Sosyal medyanın hayatımızdaki yeri, gerekliliği ve önemi muhakkaktır. Tabi ki, bunu gerektiği gibi yerinde zamanında ve hayra kullanmak sureti ile.


İbrahim H.SİPAHİ

03.05.2013/adanapost.com


Kaynaklar:

(1) Wikipedia.com.

(2) Öztürk, 2011 teknolojioku.com

(3) teknolojioku.com

 


Yeni Haberler:
Eski Haberler:

Cumartesi, 26 Ekim 2013 15:05 tarihinde güncellendi
“Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan”

İlkeli yayıncılık yapan adanapost;

kendini “adalet, eşitlik ve özgürlük” kavramlarıyla ifade eder ve

sesini habercilik alanında duyurmayı hedefler...